29.01.2013

İki dilde çocuk büyütmek



Oğullarımızı çift dilli büyütüyoruz. Bu sadece dile kolay. Eskiden bir çocuğu iki dilli yetiştirmenin kolay olduğunu düşünüyordum. Bu yolda neredeyse 4 yıl geriye bıraktıktan sonra ne kadar da yanıldığımı anladım.
Leon ve Luka henüz konuşmazken bir kaç anneyle Almanca konuştuğum için tanışmıştım. Bir mağazada oğullarımla Almanca, eşimle Türkçe konuşmama tanıklık etmişlerdi ve sohbet etmeye başladık. Hepsi aynı noktada ikinci dili bırakmıştı. Belli bir yaştan sonra çocukları ikinci dili reddetmişti, anneleri de duruma boyun eğip Türkçe konuşmaya başlamıştı.

İkincil dili sürdürmek zor

O zaman bunun nasıl olabileceğini tahmin bile edemiyordum. Bugün ne demek istedikleri anlıyorum. Sana izah etmeye çalışayım. Yaşadığın ülkede yabancı dil olan ikinci dili konuşmayı sürdürmek gerçekten zor. Bizim ailemizde örneğin Almanca ikincil dil konumundadır. Çünkü çevre dili olan Türkçe aynı zamanda babamız tarafından da konuşuluyor. Eşim Almanca bilmiyor. Bilseydi, durum yine de farklı olurdu. Evde bir dil, dışarıda diğer dil konuşulurdu ve iki dilli büyütmek daha kolay olurdu. Ama bizde ikincil dil konumuna düşen Almancayı sadece ben konuşuyorum. Almanca bilen arkadaşlarımız da yok. Ve bu yetersiz.

Leon anaokuluna başlamadan önce eşit oranla Almanca ve Türkçe kelimeler kullanıyordu. Konuşuyordu diyemem, çünkü iki dil arasında öyle bir fark var ki kaç gece internette iki dilin dil gelişimi üzerine makaleler okuduğumu hatırlamıyorum. Kısaca özetlemek gerekirse, 4 yaşında bir çocuk Türkçe tüm grameri kullanarak konuşuyorsa Almanca’da bu ancak 6 yaşındayken görülüyor. Anaokuluna başladığında ise Leon’un Türkçesi sadece birkaç haftada müthiş gelişti. Ama Almancası patlayan bir balon gibi yok oldu. Dili tabi ki öğrenmeye devam ediyordu ama konuşmayı bıçak gibi kesti.

İkincil dili reddediliyor

Neden? Çünkü onun çevresinde herkes Türkçe konuşuyordu, ben hariç. Ama ben Türkçe de biliyorum ve çocuklar belli bir yaştan sonra Almancaya gerek duymayıp onu reddedebiliyorlar. Benim korkulu rüyam!

Peki, biz ne yaptık? Bizim yakınlarımızda Almanca olarak eğitim veren eğitim kurumu yok ki. En yakını 45 dakika uzaklıkta ki onda da sadece eğitim dili Almanca. Yani, durum pek değişmez diye düşünüyorum. Arkadaşlarla aralarında Almanca konuşmadıktan sonra sorun ortadan kalkmayacak. Ayrıca, öyle bir kurumun ücretini şuan için ödeyemezdik zaten. Hele anaokulu için hiç. Tabi ki yine de kollarımız sıvadık!
-    
  • İki haftada bir yerine artık haftada birkaç kere anneanneyle konuşuyorlar
  • Birlikte seyrettiğimiz televizyon programlarımızın tümü ve okuduğumuz kitaplarımızın çoğu Almanca oldu
  • Almanca konuşan çevre oluşturmaya çalıştık, hala çalışıyoruz aslında
  • İstikrarlı bir şekilde Almanca konuşuyorum ki bu hiç kolay değil
Eskiden duruma göre Türkçe konuşsam bir sorun olmaz diye düşünüyordum. Bugün biliyorum ki bu çok büyük ve yaygın yapılan bir hata! Oğlum bana Türkçe olarak seslense de benim daima Almanca olarak cevap vermem lazım. İnan, bu hiç kolay değil. Ben otopilota bağlanmışım gibi Türkçe cevap veriyordum.

Uzaylı ben

Almanca bilmeyen başka bir kişi varken çocuklarımla Almanca konuşmak gerçekten çok zor olsa da yapmam gerek budur. Zamanla tuhaf bakışlara da alıştım. Bir akraba, bir oyun arkadaşı, ana okul öğretmeni, hastanedeki doktor, lokantadaki garson, süpermarketteki kasiyer, bu listeyi sonsuza kadar sürdürebilirim.

Neyse, o kişiyle ben Türkçe konuşurken, oğluma yönelirken Almanca konuşmak, bazen aynı cümleyi iki dilde tekrarlamak demek . Düşün, oğlumun bir arkadaşıyla birlikte oyun oynuyoruz. Daima oğlumla konuştuklarımızı o arkadaşa bir daha Türkçe olarak da söylemem gerekiyor. Bu yüzden zaten bütün çocuklar bana uzaylı gibi bakıyorlar. Soru sorduğumda genelde cevap ta vermezler bana. 

Ama buna da alıştım, galiba oğlum Leon da. “Ben iki dil konuşuyorum, Almanca ve Türkçe.” diye herkese izah ediyor. Gösterdiğimiz istikrarlılıkla iki ayda durumu düzeltmeye başardık. Artık Leon babasıyla Türkçe ağırlıklı, benimle Almanca ağırlıklı konuşuyor. Luka neredeyse Leon kadar konuşabiliyorsa da aslında iki dil konuştuğunu henüz anlamış değil.

Almanca oyun arkadaşı

Bu kadar iyi giderken geri adım atmayalım diye çocuklarımızla Almanca konuşan birini bulalım dedik. Hiç kolay bir proje olmadı. Neticede küçücük bir yerde yaşıyoruz ve burada Almanca konuşanlar ancak birkaç emekli Almandan ibarettir. Benim iki enerji küpüme ayak uyduramazlar! Bize tercihen genç biri lazım, ana dili Almanca olan, çocuklarımla oyun onayabilen biri. Bu iş için her gün toplam 2 saat yolu göze almak zorunda. Peki, böyle birini nasıl bulabiliriz?

Yakındaki üniversiteye ve Almanca eğitim veren kurumlara başvurdum. Belki öğrenci tahtaları gibi bunu ilan edebilecekleri bir yerleri vardır. Türkiye’de ve Almanya’da tanıdığım herkese haber verdim.  Facebook’ta Türkiye’de yaşayan Almanların buluştuğu tüm topluluklara üye oldum ve ilan yayınladım. Bir hafta geçti, iki hafta geçti, üç hafta geçti. Kimse aramadı, kimse mesaj atmadı. Dört hafta geçtikten sonra bir daha ilan yayınladım. Artık sömestre tatili için değil yaz tatili için bulursak ta mutlu olacaktım. Ama şans bize güldü. Biz birini bulduk… Kim? Nereden? Ne yapıyor? Ne kadar geliyor? Çocuklarla nasıl gidiyor? sorduğunu duyar gibiyim. Hepsini yaşadıkça cevaplayacağım!