19.03.2015

Nerede o huzurlu uyanışlar?

Sabahleyin gözlerimi açtığımda içim ferahlık ve neşe doluyor. Dışarıda masmavi bir gökyüzü belki güneşli bir gün bana merhaba diyor. Bu duygu genelde sadece bir iki dakika sürüyor. Çünkü ben henüz yataktan kalkmak konusu aklımdan geçmeden bile Baghira yüzüme atlamasa, Balu ıslak burnuyla beni öpmese bile oğullarımdan biri bana seslenmiş oluyor "Mama!!! Ne zaman kalkıyorsunuz artık?!"

İçimdeki huzur bir balon gibi patlıyor ve neşem aniden dibe vuruyor. Sanki bir kuyuya düşmüş, sarkıtılan ipten güçlükle tekrar yukarıya çıkmaya çalışıyor oluyorum. Stres düğmesine basılmış bir kere. Yatakta birazcık keyif yapabilmek için artık saat mi kurmam gerekiyor acaba? Çalar saat yüzünden uyanmak huzurlu mu şimdi?

Hala ve hala Leon bizden önce uyanıyor ve tıpkı bir hacı yatmaz gibi direkt ayağa dikiliyor. Ne demek “artık”? Geç kalkıyoruz falan da yok. Bunlar sabah 6:30'da oluyor. Eskiden onu odasına hikaye dinlemeye yolluyordum. Artık birbirini uyandırıp oyun oynuyorlar. Güzel de, ama çocukların sesini duyan köpeklerimiz kalkıp bize sesleniyor o zaman.

Kulak tıkacı taksam mı? Madem uyandım çalışayım diyor beyin hücrelerim… Peki kulak tıkacı da işe yaramayacak. Beyin hücrelerim durmak bilmez bir güne daha giriş yapıyorlar.