28.08.2013

Gıd gıd gıdak, yumurtam sıcak!

Geçen yıl ilk tavuklarımızı aldığımızda bu kadar macera dolu bir olay olacağını düşünmemiştik. Geçen hafta ikinci defa tavuklar aldığımızda çok daha tecrübeliydik…

Geçen yaz “neden tavuk beslemiyoruz?” dediğimizde konudan uzak ve tecrübesiz bir şekilde bir maceraya atıldık desem yalan olmaz. Marangoz bir arkadaşımıza büyükçe bir kümesi yaptırıp bahçenin bir kısmını telle çevrildikten sonra gidip köy pazarından tavuk aldık. Dediğim gibi konudan uzak olduğumuz için onları öylece o alana bıraktık. Akşam olunca anlamıştık ki, onlar kendilerinden kümese gitmeye niyetleri yokmuş! Biz ise karanlıkta elimizde fenerlerle ağaçlara çıkıp saklanmış tavukları aradık. Birkaç günümüz bolca tavuk aramak ve karanlıkta onları toplamakla geçince onları iki gün boyunca kümese kapattık. Öyle yapması gerekiyormuş…

Tavuklarımız kümese, biz de onlara alıştık. Ancak o tavuklar biraz tuhaftı. İnsanlara alışık değildi, yumurtaları her yere bıraktılar ancak kümese asla. Eh, buna da alıştık. Bu yaz boyunca tavuk sayımız maalesef azaldı. Biri çiten atladı ve Şiva kaptı, biri kayboldu, iki tane öldü… Öylece azaldılar işte. Kalanlar da yumurtlamıyorlar ve Leon’un gözünde çorba olmaya adaylar.  

Geçen hafta bu yüzden yola çıktık ve bir köyden tavuk ve civciv aldık! Bu sefer pazardan değil, direk sahibinden aldık. İşte, durum öyle olunca tavuklar bambaşka oluyor! İnsana ve kümese alışık oldukları için, bizi takip ediyorlar, kendilerinden kümese de giriyorlar. Hayat ne kadar kolay olabiliyormuş! Hemen tavuklarımızın kaldığı yeri büyütmeye karar verdik. Eski çiti söktük ve birkaç metre daha ileriye aldık. Bu şekilde Kyra şimdi tavuklarla birlikte yaşıyor. Sokak köpeği olduğu için ve avlanma huyu olmadığı için tavuklarla uyumlu olacağını umut ettik ve haklı çıktık. Arada bir baktığımızda Kyra ile iki üç tavuğun yan yana yattıklarını görüyorum.

Leon ve Luka çok istediği için on tane civciv de aldık. Onlara ayrı kümes ve küçük bir alan yaptık. Leon ve Luka da onlara yem vermekten sorumlu. Unuturlar dersen, o “bebek tavukları” açlıktan ölmeyecekleri kesin. Olsa olsa sevgiden ezilme riski altındalar…