7.08.2013

Ortaklaşa...

Almanya’dan gelen iki genç kız misafirimizde benim çoktan, tamamen unuttuğum bir şeyi gözümün önüne sermiş oldular. Paylaşmak, daha doğrusu paylaşmamak. Bu Almanya’da maalesef çok fazla sevilmeyen bir şey çünkü… 

Fark etmem biraz sürdü yine de. Her şeyi ortaklaşa alıp tüketmeye öyle bir alışmışım ki, o eski günleri unutmuşum. Evet, Almanya’da bir arkadaş sana paketinden bir sigara vermek yerine bir paket almak için parayı ödünç vermeyi tercih eder. Almanya’da öyle işte… Biz ise dışarıdayken su veya simit alınca hep birkaç tane alıp paylaşıyorduk. Yürüyüşlerimizin birinde herkes susayınca eşim her sefer yaptığımız gibi iki üç şişe su aldı. Biz tam bunları paylaşırken, kızlar kendi şişlerini almak istediler. İşte o anda aklıma dank etti…

Aynı gün plaja gidince bu işin nasıl yapıldığını da gösterdiler. Simitçi geçince bu sefer kızlar simit almaya karar verdiler. Biz hep 5-6 tane alıp ortalaşa yiyorduk. Misafir kızlarımız ise herkese simit isteyip istemediğini sordular. Ardından da çıkan sayıya göre simit aldılar. Sonra da aldıkları simitleri herkesin eline verdiler. Peki…

Ben ise bir kere daha Türkiye’yi ne kadar çok sevdiğimi hatırladım. Ortaklaşa yemeyi severim.  Çocuklarımın da bu şekilde büyümelerini isterim. Çünkü paylaşmak güzel bir şeydir!