12.11.2013

7/24 anne olmak eski kafalı ve modası geçmiş mi?

Alternatif Anne için tam gün annelik, anne olmanın dışında nasıl bir duygu olduğunu anlatmaya çalıştım. 28.10.2013'te yayımlanan yazım: 

7/24 anne olmak; eski kafalı ve modası geçmiş mi? Yoksa çocuk için en iyisi mi? Bir kadın bugün anne olunca doğumdan bir kaç ay sonra işe dönmesinin normal olduğu düşünülüyor. Bu öyle normal bir durum olmuş ki, çocuğu için işinden ayrılıp evde kalmaya karar veren bir kadına neredeyse eski kafalı olarak bakmaya başlandı. Ben, bilinçli olarak iş hayatına dönmemeye karar veren, nesli tükenmekte olan kadınlardanım...

İyi bir eğitim görmüş birçok kadın gibi ben de önce kariyer demiştim. Çift Anadal, ardından Yüksek Lisans ve 16 yıllık çalışma hayatı, kısacası benim yaşam biçimimde bir çocuğa yer yoktu. Daha erken anne olsaydım işe muhtemelen dönerdim. Çünkü çalışmayı seven, boş duramayan bir insanım. Çalışmam, üretmem, bir şeyler yaratmam gerekiyor. Buna rağmen 39 yaşındayken Leon'u doğurduğumda iş hayatıma son vermeye ve tam gün anne olmaya karar verdim. 

Eşimle çocuk yapmaya karar verince neden evde kalmayayım diye düşünmeye başlamıştım. İşe dönmek benim için kolay olurdu, nasıl olsa serbest çalışıyordum. Ama çocuğumun büyüdüğünü görmek, gelişimini izlemek istiyordum. Bunu kaçırmak istemiyordum. Eskiden iş gereği projeleri tasarlayıp yazı yazarken, şimdi bahçe için düzenleme yapacağımıza, ahşap işleri veya ev tadilatları tasarlayıp planlıyorum. Biraz para karşılığında ama çoğunlukla keyif için yazıyorum.

Paraya ihtiyacımız mı yoktu? Keşke! Ama hesap yaptığımda çalışmak çok da karlı gibi görünmedi bana. Birçok kadın evi geçindirme için çalışmak zorunda. Bunlara tabii ki sözüm yok. Bizim yakında akrabalarımız ve bakıcımız da olmayınca; tam gün okullar, gelişimi destekleyen her türlü kurumsal aktiviteler ve daha kim bilir neler, hepsi para ister. Üstelik az para da değil. Çocuğunla kaliteli zaman geçirmek isteği doğacağını ve bunun belki maliyetli olacağını düşündüm. Bunun yerine çocukları ben götürüp alabilirim, ihtiyaçlarına yönelik bir sürü aktivite düzenleyebilirim, birçok konuda destekleyebilirim. İş ve ev arasında koşuşturmalarım da olmayacak, evde olmayışın vicdan azabını da çekmeyeceğim. Sıkılırsam yapacak bir şeyler bulurum diye düşündüm. Ne sıkılması? Hayatımın en zor işine girmişim meğer! Hem de yer yönden.

7/24 anneliğin keşkeleri

Bir yandan çok yorucu. Bazen keşke çalışıyor olsaydım dediğim bile oluyor. Çünkü 7/24 çocuklarla ilgilenmenin hakikaten inanılmaz zor olduğu zamanlar var; hem de her gün. 7/24 annelik tıpkı şu reklamdaki espri gibi birer aile şirketi yöneticiliğine de benzemiyor. Bir anne sadece yöneticilik yapmıyor. 7/24 annenin her şeyi kontrol altında olan, disiplinli, organize edilmiş, takır takır işleyen bir gündelik hayatı yok ki! En azından benim hayatımda yoktur. Ne kadar organize etmeye çalışsam da kargaşa daima hakim oluyor ve nadiren bir iş planlandığı gibi gidiyor. Hele yapılması gereken işlerin listesi daima upuzun. Yani boş vakit zaten hiç yok.

Tam gün çalışan anne


1966 yılında Almanya’daki Sosyal İşler Mahkemesi tam zamanlı bir annenin tam gün çalışıyor olduğuna karar verdi. Bunun karşılığında para almasa da! Hatta günde 8 saatlik bir işle kıyaslandığında salary.com‘un 2006 yılında yaptığı bir araştırmaya göre tam zamanlı bir anne daha fazla bile çalışıyormuş. Evet, benim günüm sabah 6:30′da başlıyor ve akşam 19:30′da bitiyor. Yani her gün 13 saat! Araştırmaya göre tam zamanlı bir anne tam 10 farklı meslek barındırıyormuş ve yaptığı işin karşılığında aslında aylık 7.100 Dolar hak ediyormuş. Ah, keşke… Bunlar tabii ki güzel düşüncelerden başka bir şey değil. Eşinin sosyal sigortası yoksa ne sigortası oluyor ne de emekli maaşı tam zamanlı bir annenin. Peki neden her şey parayla biçiliyor? Üretkenliği ancak yapılan işin para karşılığıyla değerlendirmek bana yanlış geliyor.

Diğer yandan birçok kişinin klişelerine maruz kalıyorsun. “Vakti çokmuş, boş boş oturuyormuş, aileden başka ilgilendiği konuları yokmuş, yemek tarifleri paylaşmaktan sıkılmazmış, tüm gün ne yapıyormuş” gibi sözler söylenmese de birçok kişinin aklındaki düşünceler o yönde. Bir bakıyorsun siyasi olsun, ekonomik olsun, birçok konudaki fikirlerin eskiden önemsenmişse artık 7/24 bir annenin görüşleri olup, pek ciddiye alınmıyor. Nasıl olsa tüm gün evde çocuklarıyla takılan biriyiz, değil mi? Birçok kişinin bakış açısı maalesef böyle. İtiraf edeyim, ben de eskiden öyle düşünüyordum.

Tercih ve yaşam stili

Bugün diyebilirim ki benim için 7/24 annelik bir tercih, bir yaşam stilidir. Ancak buna maalesef biraz kötü gözle bakılıyor. İşinden vazgeçip 7/24 anneliğe karar vermek için cesaretli olmak, biraz maceraperest olmak, biraz da sıradışılığı sevmek gerekir. Çünkü buna karar veren kadın sadece kazandığı paradan vazgeçmiş olmuyor. Bununla birlikte gelen saygı, sosyal statü ve bağımsızlıktan da maalesef fedarkarlık etmek zorunda. Böyle olmamalı…