18.06.2013

Çocuklarla güvenli bir ev - 1. bölüm

Bugün gözüm çocuk güvenlik ürünlerine çarptı. Neler almıştık? Hangisi kullanışlıydı? gibi sorular aklıma geldi. Çünkü Leon emeklemeye başladığında çocuk güvenlik ürünleriyle ilgilenmeye başlamıştık. Gözümün önünde her türlü senaryo canlanıyordu o zaman. Oturmaya başlayınca sivri nesnelerle prizi araştıran bir keşifçi, ilk adımları atınca ‘Yupi! Artık her yere ulaşabilirim’ diye düşünen bir merak küpü. Çekmeceleri açıp bıçakları ele geçiren bir mini kasap, merdiven basamaklarını gizlice yukarıya tırmanıp oradan düşen bir ‘akrobatçık’. Ya da pencereyi açıp dengesini yitiren ufak bir taklitçi... Evimizde bu kadar dört patili dostlar varken gözlerimizin her an çocuklarımızın üstünde olması imkansız. En iyisi Leon herhangi bir şeye ulaşamadan evi güven altına almaktır. Dedik ve başladık araştırmaya.

Priz emniyetleri

Annem Almanya’dan bir paket priz emniyeti geçtirmişti. Hani şu prize yapıştıran çevirmeli tipten. O kadar güzel çalışıyorlardı İstanbul’da da iki farklı markadan onlardan aldım. Ancak hayal kırıklığına uğradım. Prize yapıştırmak kolaydı ancak sonra herhangi bir elektrik aletin prize takılan fişi çıkarttığımda priz emniyeti takılı kalıp fişle çıkıyordu. Birkaç gün sonra kendiliğinden prizden düşmeye başladılar bile. Ben de gidip sabit olanlardan aldım. Onları takmak biraz daha zor ve çıkartmak için bir tanesine ihtiyacın olsa da, bu meşakkatli işin sonunda çocuklar kilitleri sökemiyor ve önemlisi de bu.

Kenar koruyucuları

Sivri köşelere yapıştırılan sert veya yumuşak kenar koruyucular en önemli ürünlerden olduğunu düşünüyorduk. Yoksa çocuk yürümeye başlayınca her yere çarpar, değil mi? Biz de gidip onlardan bolca aldık. O yaştaki bir çocuk kartal gözü gibi odadaki en ufak değişikliği anında fark edip oraya yöneleceğini hesaba katmamıştık tabi ki. Yani, koruyucuları yapıştırır yapıştırmaz Leon o köşelere ulaştı ve koruyucuları söktü!






Peki dedim ve akşam o yattıktan sonra yapıştırdım, tutkal iyice yapışsın. Sabahleyin Leon’un ilk işi koruyucuları sökmek oldu. Bunu birkaç kere yaptıktan sonra oğlumu uzak tutmaya çalıştığım sivri köşeleri onun ilgi odağı haline getirdiğimi fark ettim. Olay ters tepti…

Mermer merdiven basamakların köşelerine yapıştırdığım koruyucuları sökmekle meşgul olan ufaklığım başarılı bir iş çıkarttıktan sonra kalktı ve kafasını köşeye çarptı! Gerçekten canı yanmıştı ama bir daha merdivenin altına girmedi. Yani ben anladım ki, bir yere çarptıktan sonra oradan uzak duruyor…

Bu bize plan B’ye yöneltti. Kaldırabildiğimiz sivri kenarlı her şey kaldırdık, oğlum da masa ve merdivenden uzak durdu. Bu arada, Leon’un en çok kafası çarptığı yer masanın tam altından geçerken kenarlar oldu, köşeler değil... Yarın başka ürünlerle devam edeceğim!