24.02.2014

Evcil hayvanın çocuklara olan faydaları

Martı Dergisi'nin Şubat 2014 sayısı için evcil hayvanların çocuklara olan faydaları ele aldım: 

Her çocuk evcil bir hayvan ister. Biri kedi, diğeri köpek veya tavşan ister. Genelde çocuklar için hayvan türü çok ta fark etmiyor, yeter ki ele alınabilsin ve sevilebilsin. Çünkü sevebilecekleri bir oyun arkadaşı isterler. Ancak çocuklar için bir evcil hayvan basit bir oyun arkadaşından çok daha fazlası. Bana kalsa kedi, köpek, kobay veya kuş olsun, ama evcil hayvanı olmayan çocuk kalmasın!
  
Evcil hayvanların çocuklar üzerinde olan psikolojik etkisi büyüktür. Çocuklara hem sorumluluk öğretir hem de teselli ederler. Evcil hayvan sayesinde çocukların insan ilişkileri güçleniyor. Sağlık açısından da evcil hayvanlar çok faydalılar. Evcil hayvanlarla büyüyen çocuklarda daha az alerji, daha az sedef hastalığı görülüyor. Evcil hayvan, çocuğun bağışıklık sisteminin daha iyi gelişmesine neden oluyor.

The Consumer View Enstitüsü, 1012 yetişkinle düzenlediği anketin sonuçlarına göre ebeveynlerin %94,1’i, evcil hayvanların çocukların eğitiminde önemli bir rol oynadığı kanaatinde. Üstelik evcil hayvanı olan ve olmayan, genç veya yaşlı, erkek ya da bayan, aşağı yukarı herkes bu konuda hemfikir: evcil hayvanlar çocuklar için çok yararlıdır.

Sorumluluk öğretiyor

Evcil hayvanlarla büyüyen çocukların daha erken yaşta sorumluluk sahibi olduğu konusunda yine  herkes hemfikir. Evcil hayvanı olmayan kişilerin %80’i, evcil hayvan besleyen kişilerin %91,2’si öyle düşünüyormuş. Ayrıca, %47,3’ü, evcil hayvan ile büyüyen çocukların daha meraklı olduğuna inanırken %40,2’si evcil hayvanların çocukların konsantrasyonu arttırdıklarından emin.

Teselli ediyor

Çocuklar üzüldüğünde, oyunda kaybettiklerinde, hayal kırıklığına uğradıklarında veya arkadaşlarıyla kavga ettiklerinde acısını hafiflettirmek için arkadaş ve ebeveynlerden sonra evcil hayvana başvuruyormuş! “Eltern for family” dergisinin yürüttüğü ankete katılan 1835 çocuğun %12’si üzüntü duyduklarında teselli edilmek için evcil hayvanı seçiyor. Teselli edilmek için çocukların %41’i arkadaşları tercih etti, %34’ü ebeveynleri seçti.

Bonn Üniversitesindeki Psikoloji Enstitüsünden Prof. Reinhold Bergler, çocukların kriz anlarıyla başa çıkmalarında evcil hayvanların rolünü birkaç araştırmada ele almış durumda. Kendisi şu sonuca varıyor: Okulda sorunlar olsun, oynarken bir yaralanma olsun, evcil hayvanı olan çocuklar böyle anlarla daha kolay başa çıkıyor. Çocuklar üzüldüklerinde teselli edilmeleri gerekiyor ve bu teselliyi birçok zaman evcil dostundan alıyorlar.

İnsan ilişkileri daha güçlü

Viyana Üniversitesindeki davranış biyolojisi uzmanları ilginç bir deneye imza attı. Çocukların evcil hayvanlara yönelik davranışlarının insanlarla olan ilişkileri hakkında önemli ipuçları verdiğini söylüyor. “Daha önce düşünüldüğünün tersi, hayvana karşı duyulan şefkat insan ilişkilerindeki yetersiz iletişimin telafisi değildir.” diyor araştırmanın başyazarı Kurt Kotrschal. Ekibiyle 28 kız ve 22 erkek olmak üzere 50 çocuklu bir anaokulunda deney yürüttü. Sınıflara 6 tavşan yerleştirdiler. Çocukların tavşanlarla nasıl tanıştığı ve ilerideki günlerde nasıl davrandığını video kameralarla kayıt ettiler. Veliler ve öğretmenler ise sosyal çevre hakkındaki gerekli bilgiyi verdi.

Çocukların tavşanlara karşı çok farklı davrandıkları ortaya çıktı. Kızlar tavşanları daha çok okşarken, erkek çocuklar yem vermek ve kafesleri temizleme konularında meraklıydılar. Sosyal çevresi zayıf çocuklar hayvanlarla iletişime geçmezken insan ilişkilerinde güçlü olan erkek çocuklar tavşanları tereddüt etmeden kafesten çıkarıp kucakladılar.

Elde edilen bilginin davranış bilimleri için çok önemli bir bulgu olduğunu düşünüyor deneyi yürüten bilim adamları. Çünkü örneğin Almanya’da başka insanla güven dolu ilişki yürütebilen kişi sayısı son 40 yılda %70’den %50’ye düşmüş. Ayrıca, güvensizlik duyan kişilerin %95 olasılığıyla bu hissi çocuklarına aktardıkları da biliniyor. Bu verilerin karşısında anaokulu deneyinde elde edilen bilgiler tedavi amaçlı kullanılabiliyor. Yani evcil hayvanlar insan ilişkilerini güçlendirmek açısında önemli bir faktördür. Başka bir deney, stres altında olan çocukların stres anında bir köpeği okşarken daha az stres hormonu salgıladıkları kanıtlamıştı. Başka bir insan ya da oyuncak aynı şekilde etki etmemişti.   

Daha az sedef hastalığı, daha az alerji

Zürich Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre çiftlik hayvanları veya kedi ile büyüyen çocuklarda daha az neurodermitis (sedef hastalığı) görülüyor. «Journal of Allergy & Clinical Immunology» dergisinde yayınlanmış araştırma sonuçları evcil hayvanın bulunduğu evlerde neurodermitis hastalığı görülen iki yaş altı çocuk sayısı daha az olduğunu vurguluyor.

Neurodermitis çoğu zaman bebeklik çağında başlar. Endüstri ülkelerindeki çocukların %20’sinde bu hastalığa rastlanıyor. Sedef hastalığı, çocukluk çağında en çok görülen deri hastalıkları arasında yer alıyor. Neurodermitis, tüm alerjiler gibi çok karmaşık nedenlerden kaynaklanabiliyor.

Çiftlikte büyüyen çocuklarda daha az oranda alerji görüldüğünü artık herkes biliyor. Bu araştırma da bunu doğruladı. Bilim adamları bunun için 1063 çocuk incelemiş. 508 çocuk çiftlikte yaşıyor, 555 çiftlikte yaşamıyordu. Bulgulara göre anneleri hamileliğini inek, at, domuz veya kedi ile geçiren çocuklar ilk iki yaşta çok daha az sedef hastalığı geliştiriyor. Hastalıktan koruma faktörleri taze süt, hayvanlarla direkt temas ve bazı bakterilerden oluşuyor.

Bağışıklık sistemi daha iyi

Mikrobiyoloji ve enfeksiyon epidemiyoloji uzmanı Dr. Andreas Schwarzkopf, hijyen bakımından çocukların evcil hayvanla büyümelerinin önemli olduğunu söylüyor. Çünkü besledikleri kedi ve köpeklerin sayesinde çocukların bağışıklık sistemleri daha iyi gelişiyor.

Hijyen için ipuçları

Tüm bu yararlardan faydalanmak tabi ki çok güzel. Ancak bazı konulara dikkat etmekte fayda var. Küçük oğlum mesela köpekleri sevdikten sonra parmak emiyor. Diğer oğlumun yüzünü köpeklerimizden biri yalıyor. Birlikte salonda koltukta yatıyorlar. Bizde bu gündelik hayat. Bu yüzden hijyen kurallarına dikkat ediyoruz. Dört patili dostlarımızı öpmelerinden yana değiliz ama çocuklar bazen kendilerini tutamıyor. Bunun için ve bunun dışında bunları uyguluyoruz:
  • Yemekten önce el yıkmaya özen göstermeye çalışıyoruz, tabi ki mutfakta yardım etmeden önce de
  • Kedi ve köpeklerimize düzenli iç parazit uygulamaları yaptırıyoruz
  • Kedi ve köpeklerimizin çocukların yataklarında yatmalarına izin vermiyoruz, kaçamak tabi ki yine de oluyor
  • Kene döneminde hepsinin spot-on uygulamalarını düzenli yapıyoruz
  • Oğullarım kenenin her evresinde nasıl göründüğünü biliyor
  • Köpeklerimizi düzenli tarıyoruz
  • Bu kadar hayvan varken evimizi her sabah koltuklar dahil komple süpürüyoruz
Tüm bu kuralları temel hijyen ve dikkat kurallarından başka bir şey değil aslında. Çocuklarımızı mantıkla koruyalım, korkuyla değil.




Evcil hayvanla olan hayatımız ve dikkat edilmesi gereken noktaları merak ediyorsan yukarıdaki EVCİL HAYVAN linkine veya sağdaki Çocukla evcil hayvan etiketine tıklamanı tavsiye ederim. Oradan daha fazla yazılara ulaşabilirsin. Mobil cihazdan girenler ana menüsünden Evcil Hayvan linkini seçebilirler.
------------------------------
Hayatımda çok zevk aldığım şeylerin arasında bu blogum ve Alternatif Anne, Martı Dergisi ve Hassas Anne’deki yazılarım geliyor. Bunun dışında beğendiğim veya paylaşmaya değer gördüğüm her şeyi başta Facebook ve Twitter hesaplarımdan takip edebilirsin.
Google+ sayfamız: Xlargeaile
Facebook: 
Xlargeaile veya ben

Twitter: @xlargeaile
Instagram: @xlargeaile
Pinterest: xlargeaile