30.04.2013

Evin en çok bakterileri nerede dersin?


Evimi bilirsin. Bu kadar koşuşturmanın arasında temizliğe fazla vakit kalmıyor. Her gün süpürüyoruz, haftada bir iki kere yeri siliyoruz, mutfak ve banyo ihtiyaca göre temizliyorum. Evimiz aşağı yukarı temiz ama yerden yemek de yenmez. Kısacası mikropları pek taktığımız yok. Geçen gün okuduğum bir araştırma bu yüzden ilgimi çekti. Evimizin en fazla mikropları nerede dersin?

20. yüzyılın sanatında kediler

20. YÜZYIL

Günlük Kediler!

Elbette, bu yüzyılın da kedi sever sanatçıları vardır. Bunların en başında da Fransız ressam Pierre Bonnard gelir. İllüstrasyonları kadar, empresyonizm etkileri taşıyan eserlerinde de kedilere bolca yer veren Bonnard, onları günlük yaşamın, evlerimizin ve sokaklarımızın bir parçası olarak çizmeyi tercih etmiştir. Onun kedileri ürkek değildir, kalabalık ortamlarda, özellikle de insanların etrafında olmayı çok sevmektedir. Pazarda, alışverişte, evin içinde hatta banyoda da bile insanlarla birlikte olmayı tercih etmişlerdir. Picasso’nun da bu şekilde düşündüğünü anladığımız eseri “The Bath”da (Banyo) olduğu gibi… Banyo resminde, banyo yapan sahibi ve onun çocuğunu izleyen kedi hem ilgili hem de meraklıdır.

29.04.2013

Oğullarım spora mu soyunuyor?


Leon ne kadar anneannesiyle karşılıklı üzülmeler yaşıyorsa da onu çok seviyor. Neden? Çünkü sabahtan akşama kadar Leon ve Luka’yla oyun oynuyor! Eh, anneanne gidince gözyaşı döken iki çocuğunun keyfini yerine getirmek hiç de kolay olmuyor…

Yatakta kitap okumalar, banyoda arabalarla kurgular, kahvaltının ardından Lego, hamur, puzzle, kutu oyunlar, bahçede salıncak, koşuşturmalar…  Luka ve Leon ne oynamak istiyorsa anneanneleri hep onların yanında, çoğu zaman onlarla birlikte oynuyor zaten. Ayrılma vakti gelince tabi ki gözyaşları kaçınılmaz. Biz de anneanne ve dedeyi havalimanına bıraktıktan sonra hep yoğun bir program gerçekleştiriyoruz. Başka türlü Leon ve Luka üzüntülerini unutmuyor çünkü.

Leon x 18,5 = anneanne


Leon Oma’sını çok seviyor. Hem de çok! Ne yaparsa yapsın onu sevmekten asla vazgeçmiyor. Leon’un tam 18,5 katında yani 74 yaşındaki anneannesiyle anlaşmak bazen çok zor olsa da.

Anneanne ve dede burada olduğu sürece Leon her sabah kalkıp sessizce giyindi. Hep de Oma’sının ona getirdiği tişörtleri giydi. Arkasından benden Oma’sının yanına gitmek için izin aldı. Ben tabi ki daha uyuyordum. Ne kalktığını ne giyindiğini duydum, benim her sabah evi yıkacak kadar gürültü yapan oğlum o kadar sessiz olabildi!

19. yüzyılın sanatında kediler

Bu hafta minik panterlerimizin izini takip edeceğim. Zamanında Zoolistan dergisinde yayınladığımız çok güzel bir yazı dizisini okumanı tavsiye ederim...
  
Karşımıza 19. yüzyılın aşkla bakılan meraklı kediler çıkıyor…

Doğu’nun Zarafeti, Kedinin Asaleti

Ta en başından beri bu evcil panterleri dostları ve yardımcıları olarak gören ve onlara işlevsellikleri yüzünden saygı duyan doğu, kediyi keşfetmeye ve onu tüm doğallığı ile resmetmeye 19. yüzyılda da devam etmiştir.  Bir meditasyon uykusuna yatan ve akvaryumdaki balıklarla “haşır neşir” olan kediler Japon sanatçılarını daima cezp etmiş, dalgın ve ufuktan gelecek birilerini bekleyen edaları meraklarını uyandırmıştır. Ve elbette Kuniyoshi, Toko ve Hiroshige gibi doğu sanatçılarına ilham vermiştir. Doğuda kediye duyulan saygı ve sevgi, kedilerin onların gözündeki mistisizmlerini de asla kaybetmemelerini sağlamıştır. Doğulular, uykusu gelen ancak pencereden izlediği denizden gözlerini alamayan bir kediyi, daima daha gizemli bir şekilde algılamayı yeğlemiştir.

26.04.2013

Bermuda üçgeni gibi; şeker, tatlı ve çikolata

Niyetlerimiz çok iyiydi. Leon dünyaya geldiğinde. Şekerli, tatlı ve çikolatalı olan her şey olabildiğince geç hayatına sokacaktık. Tüm bu güzel planlarımızda sabotaja uğrayınca dış dünyaya yenik düştük...

Ne kadar az şeker, o kadar iyi demiştik. Ayrıca bilmediği bir şey için markette kriz yaşamayız, değil mi? Nerede bu güzel niyetlerimiz? Galiba biraz saftık, bir yaşındaki bir çocuğa şeker getirmezler diye düşünürken. Çünkü annelerimiz çantalarından lolipop ve jelibon çıkartırken tamamen hazırlıksızdık. Böyle bir şey hiç beklememiştik. Bize sorulmadı da (anlayacağın, Türk babaanne ve Alman anneanne arasında fark yok bu konuda), bir anda onların verdiği şeye çok sevinen oğlumuzu gördük.

Hayvanların biyolojik saati


Yaşamın eşsiz ve mükemmel döngüsünde, hepimiz gibi dostlarımızda hayatta kalmak için çeşitli biyolojik silah ve gereçlere sahip. İşte onlardan bir tanesi de dostlarımıza ne zaman uyup, ne zaman çiftleşeceklerini, ne zaman çok yiyip ne zaman az enerji harcayacaklarını söyleyen “biyolojik saatleri”dir…

25.04.2013

Dondurma manyağı bir aileyiz


Havanın ısınmasıyla bazılarınız için dondurma sezonu da açıldı. Bizde ise hiç kapanmadı ki çünkü biz dondurma manyağı bile aileyiz!

Dostlarımızda epilepsi

Epilepsi, kedi ve köpeklerimizde en çok görülen nörolojik hastalıktır. Ancak, epilepsi ile herhangi bir hastalıktan kaynaklanabilecek nöbetlerin ayrımı, çok dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. Her nöbet epilepsiden kaynaklanmayabilir. Epilepsi nedir, nasıl teşhis konulur, dostunuz ve siz bu hastalıkla nasıl başa çıkabilirsiniz, tüm bunları yazımızda bulabilirsiniz.

24.04.2013

Oyunla her şey daha kolay

Çocuklarımızın pek sevmediği birçok durum birazcık oyuna çevrilince ne kadar kolaylaştığını biliyor musun? Oyun bulmak konusunda hiç zorlanmıyoruz zaten. Bizce zor olan, karşı koydukları anda çocukların ilgisini çekici bir oyunla onlara aslında istediğimizi yaptırabileceğimizi hatırlamamız...

“Cuuf cuuuuf! Banyoya giden tren kalkıyor!” dediğimde akşam saat yediye birkaç dakika oluyor. Arkamdan vagonlar belirlenmeye başlıyor. Leon ve Luka'yla bir tren oluşturup yukarıya çıkıyoruz.