8.07.2013

Balıklara ekmek verelim

Bizim sadece toynaklılarla işimiz yok buralarda. Beslememiz gereken balıklarımız da var! Onlar da geçen gün Leon’un aklına gelince “balıklara ekmek götürmemiz lazım” diye sabah aktivitemizi belirlemiş oldu.

Kahvaltıdan sonra çıktık yola. Balıklar bize yakın. Hayır, denizdeki balıklardan bahsetmiyorum. Bizim balıklarımız komşu köylerinin birinde yapay küçük bir göledindedir. Belediye yıllar önce ormanın içindeki bir vadide doğal bir baraj yaratmış ve bu şekilde göleti oluşturmuş. Yanında da çok hoş bir işletme kurmuş. İşleten kişi de iyi biri olunca kahvaltı ve yemek için bile gitmeyi sevdiğimiz bir yer haline geldi.


Ama ilk olarak fırında durmamız gerekiyordu. Yoksa bakılara ne verecektik?
Şansımıza bu sefer bayat ekmek de kalmıştı. Bir tane Luka, bir tane Leon’un elinde iki tane komşu köyden geçtikten sonra orman yoluna girdik ve onu 2-3 kilometre takip ettikten sonra bir anda göledin ayağına geldi. Arabayı park ettikten sonra göledin kenarına gittik ve işletmecisini kurduğu tahta iskeleden balıklara ekmek parçacıklara atmaya başladılar. Onlar ne balık olduğunu sorma, benim bu
konuda bir fikrim bile yok. Ama bu sefer oldukça açtılar. Leon ve Luka ona göre sevindiler tabi ki! Bir baktık kı ta diğer uçtan bir kaz sürüsü yola çıkıp bize doğru geldiler. “Merhaba kazlar” diye Luka sevinçten bağırmaya başladı. “Gelin kazlar, gelin, ekmek veriyoruz!” Eh, madem bizi görüp göledin diğer tarafından bize kadar geldiler, onlara da ekmek verildi tabi ki. Onların karınları da doyduktan sonra biz bugün kü eğlencemizi bitirmiş olduk. Leon ve Luka’nın elindeki ekmekler de bitmişti zaten.