10.07.2013

Sebze a la Leon

Üç gün Leon “Mama, bugünkü yemeği ben yapıyorum” dedi. Benim yerime başka birinin yemeği yapması tabi ki beni mutlu ediyor ancak… “Ne yemeği yapacaksın canım?” soruma “sürpriz olacak” demez mi? Leon’un aşçılığını üç gün arka arkaya ertelemek zorunda kaldıktan sonra büyük gün geldi!

“Ne malzeme lazım sana? Belki alışveriş yapmamız gerekiyor önce.” diye sofrayı zenginleştirecek yemeği konusunda ipucu almaya çalıştım. “Buzdolabında ne varsa” deyince Leon belki bunun iyi bir fikir olmadığını düşünmeye başladım. Ancak gerçekten sadece var olanlarla güzel bir yemek pişirmeyi başarırsa ne güzel olur. Hele ikisi de yiyorsa… Şansımı denemeye karar verdim işte.

“Mama sen benim yardımcım olmalısın.” diye beni de mutfağa çağırdı. Buzdolabından patlıcan, kabak, domates ve sonra soğan da aldı. Eh, şimdiye kadar fena görünmüyordu. “Fırını çalıştırmayı bilmiyorum çünkü” dedi Leon. Oh, benim işim sadece fırını ısıtmak mı olacak? Peki oğluşum…

Leon aldı bıcağı ve soğanı doğramaya başladı. “Soğan kesersem ağlayacağım değil mi, Mama” dedi. “Muhtemelen canım…”. Tabi ki belli bir süre sonra “Mama, sen devam edebilir misin soğana?” diye benden rica etti ve patlıcana geçti. Kabaca dairelere kestikten sonra onları soğanla birlikte
tencerede biraz kavurmama izin verdi. Fırındaki yemek saatlerce pişirmesin diye daire şeklinde kesilen kabakları da ilave etmeye karar verdi Leon. Sonra domatesleri kabaca doğradı. Hepsini bir cam tepsisine yerleştirdik ve Leon üstüne taze maydanoz ve fesleğen doğradı. Bir yemek kaşığı salça suyla karıştırdı, tuz ve karabiber ekleyip karışımı üstüne döktükten sonra bana birazcık karıştırmama izin verdi. Ardından sebze yemeği önceden 225C’ye ısıttığım fırına yerleştirdim.      

Luka çok seviyor diye Leon üç tane patates soydu. Ben onları kesip tuzlu suda haşlamak üzere ocağa koydum. Hepimiz çok büyük bir merakla yemeğin olmasına bekledik. Sonra sofraya oturduk. Leon gururdan kabardı…

Ne deyiyim artık? Mutfağımı devredebilirim galiba. İyi ki Leon’un yemek yapmasına izin verdik!