3.07.2013

Doğuştan bir hayvan severimiz var!

Luka’nın içinde bu var. Buna karar verdim. Leon ve Luka aynı şekilde büyüyorlar ama Luka öyle bir hayvan sever ki ben bile şaşırıyorum…

Kedi köpeklerimize mama verdiğimizde Luka genelde seve seve yardım ediyor. Leon daha çok bahçe sulamak gibi işlerle ilgileniyor mesela.  Yavrularımız olunca Luka mutluluktan dört köşe oluyor. “Bebişler, bebişler, bebişler” diye haykırıyor sevinçten. Bir yavru bizden ayrılınca çok ta üzülüyor. Kendine göre bir yöntem de geliştirmiş durumda. Yavrularımızdan birini almaya gelenleri görür görmez “siz gidiiiiin” diye bağırdı! “Buraya gelmeyin, bebiş kalsıııın!” diye ağlıyordu bu hafta sonu son yavrumuzu verdiğimizde. Eh, onu çok mutlu eden bir haberimiz vardı ama.

Ailemizin yeni bir üyesi var! Tanıştırayım; Balu. Siyah kız bebişimizi vermemeye karar verdik. Çünkü doğduğu günden beri kanıma girmişti. Henüz iki haftalıkken, yani yeni yürür yürümez bir haldeyken tüm kardeşleri annelerin memelerine sağa sola sallanarak ulaşmaya çalışırken bu kız bana doğru gelip merhaba diyordu hep. Sonra hep bu şekilde devam ettik onunla. Yavrulara mama koyduğumda tüm yavrular mamayla ilgilenirken kara kızım benimle ilgilendi, kendini sevdirdi. Tabi ki o günden beri, içimden “onu vermesek mi” diye bir düşünce belirlemeyi başlamıştı. Yavrular da büyünce eşime anlattım ve en sonunda iki gün boyunca versek mi vermesek mi diye düşünüyorduk ki, eşim “gerçekten çok tatlı bir kız, sen de onu çok seviyorsun, kalsın o zaman!” dediğinde ben bu lafa anında atladım.

Bu sabah kahvaltıda kara kızımızın adını düşünüp seçtik. Anneanneleri Orman Kitabını getirmişti ve ilk defa bundan birazcık ben de çocuklara okudum bu sabah. İçinden bir ismi seçmeye karar verdik. Luka hemen Balu dedi, Leon bir iki dakika düşündükten sonra Luka’ya katıldı. İşte, ilk siyah Labrador kızımızın adı Balu!