1.07.2013

Yaz faaliyetimiz; bahçe işi

Yazın başlamasıyla birlikte Leon faaliyet yapmak için her gün bir şeyler toplamak istese de, asla oturup faaliyetini yapmıyor. Topladığı onlarca yaprak, kozalak ve deniz kabuğunu kutularda biriktiriliyor. Hele atmamı yasakladığı tuvalet ve havlu kağıt karton ruloları devasa bir poşeti çoktan doldurmuş durumda. Çünkü Leon faaliyet için bir türlü vakit bulamıyor. Ona göre zaten günün 24 saat olması yetersizmiş.  Yazın faaliyetlerimiz başka! Günün neredeyse tamamında bahçedeyiz. Bazı günler denize de gidiyoruz tabi ki. Yani faaliyetimiz bahçe işi oluyor.

Biliyorsun, Nisan ayında ailece toprağı belledik, tohumlar ektik, ot yolduk. Şimdi ise birlikte sulama yapıyoruz. Bizim bahçemizde bitmez işlerden bir tanesi bu… Leon bu konuda muhteşem. Hemen hemen her gün domatesleri, salatalıkları, kabakları, biberleri kontrol ediyor. Olmuş bir taneyi görsün benim oğlum, hemen koşa koşa bunu “toplamamız lazım” diye heyecanlanıyor. Öyle bir heyecanlanıyor ki, nihayet bu yıl kavuşacağım kapya biberimi geçen gün olmuş diye yeşil yeşil koparmıştı. Nereden bilecekti bunun koyu kırmızı olması gerektiğini…

Bu sabah Leon ve Luka babalarıyla sebze bahçemizden salatalık ve ilk domateslerimizden topladı. Kahvaltıda onları süpürüp bitirdik. Artık her sabah öyle! Çünkü Leon ektiğimiz domateslerden bir tane bile bırakmaz. Eh, onların ekilmesine yardımcı oldu, hepsini gübreledi ve şimdi toplayıp mutfağa taşıyor. Bir de bana gösterirken “Mama bak, bunları ben topladım. Birkaç tane tam olmamış, çooook kırmızı değil, onlar biraz kırmızı, ama onlar olmuş ama tam olmuş değil.” diye tıpkı şelaledeki su gibi ağızdan akan sözlerle heyecanla anlatıyor. Beni sebze bahçesine sürüklüyor.  “Bak Mama, bunları yarın toplayabiliriz. Ama onları toplayamayız, onlar yeşil, kırmızı olacaklar, o zaman toplayabiliriz. Ve bak onlar çiçek, onlar sonra domates olacak. Beklemeliyiz!”   

Pedagog Maria Montessori, çiçek ve bahçe bakımını çocuklar için vazgeçilmez “pratik hayatın denemeleri” olarak görüyordu. Bir bitkinin tohumdan çiçeğe veya sebzeye kadar büyümesini izlemek beklemek demektir. Haftalardır dört gözle beklenen sebze meyvelerin çiçekten gelişmeleri ve yavaş yavaş olgunlaşmasını takip etmek gerçekten sabır gerektiriyor. Bir bitkinin suya ihtiyaç duyduğunu ve sulamayınca kuruyup öleceğini de öğreniyorlar. Hele sulamak çocuklar için tüm bahçe işleri arasındaki en zor iş aslında. Çünkü hortum veya suluktan çıkan suyu doğru yere tutturmak ve doğru zamanda kaldırarak suyu kesmek motorik açıdan bayağı zor.


Leon bahçe işlerinde ikinci yılında. Önümüzdeki yıl sulamayı da tam olarak yapabileceğinden eminim. Senin bahçen yoksa üzülme! Maydanoz, fesleğen, dereotu ve kekik mutfağa yakın olsun diye uzun balkon saksılarında yetiştiriyorum mesela. Bir de sırf çocuklar kolayca takip edebilsin diye geçen yıl birkaç domates ve salatalık bitkileri saksıya ekip terasta tutmuştuk. Leon olgunlaşma olayını o zaman öğrendi. Çünkü henüz 2 yaşındaki kardeşi Luka henüz olmamış domateslerine çok ilgi duyuyordu. Gidip o yeşil küçük topları koparıyordu. Leon da terasta neredeyse hiç domatesin çıkmamasının nedenini o zaman anladı. Bu yıl çiçek-yeşil meyve-olgun meyve olayını özenle Luka’ya anlattı! Terasın korkuluklarını sarmış durumdaki asma bu sene ilk defa üzüm verince şimdi ikisi o salkımlara göz bebekleri gibi bakıyorlar…