3.05.2013

İki minik denizatım


Leon ve Luka bu hafta yüzme kursuna başlayacaklarından birkaç gün önce kısaca bahsetmiştim. Salı günü büyük gün gelmişti! Heyecanlı ve hoplaya zıplaya havuza gittik. Genç bayan öğretmenimizi görünce iki oğlum niyetlerinden vazgeçip, “öğrenmesek de olur” demez mi?

Geçen son baharda yüzme kurslarını araştırmaya başlamıştım. Çünkü bu yıl denize gitmeden önce hem Leon hem de Luka’nın en kötü ihtimalde suyun üstünde kalmalarını öğrenmelerini istiyoruz.  Eşim ve ben ikimiz çok iyi yüzme biliyoruz. Ancak iki minik canavarlarımıza yüzmeyi öğretemeyeceğimizi de biliyoruz. Çünkü bizi dinlemeyecekler.

Yüzme kursu serüvenimiz bize en yakın semtteki yüzme kurslarına telefon açıp bilgi alarak başlamıştı. Ama en yakın seçenek insanın aklına en son gelir ya. Bende aynen öyle olmuştu. İki çocuğun yüzme kursu, benzin, otopark ve yemek masrafları hayli masraflı olacağını anlayınca kara kara düşünmeye başlamıştım. Buradaki otelin havuzunda İstanbul’dan öğretmen getirterek özel ders aldırsak da aynı para tutacaktı. En azından zamandan tasarruf ederiz diyerek otele bunun için telefon açmak üzereyken aklıma dank etti. Niye otele yüzme dersi verdiklerini sormamıştım hiç? Şimdi yüzme branşından spor mezunu genç bayan hocamız iki oğlumuza yüzmeyi öğretiyor. Hem de İstanbul’daki kurs ücretlerinden bile hesaplı bir ücret karşılığında. Üstelik yolumuz sadece 5 dakika. Tek kelimeyle süper!

Salı günü hevesli hevesli havuza gittik. Leon ve Luka hoplaya zıplaya otele girdiler. İki gündür dört gözle havuza girip yüzme dersi almaları bekliyorlardı. Ta ki soyunma odasında iş ciddiye bininceye dek. İşte tam orada öğretmenimizle sohbet ederken kararlarından döndüler! Önceki gün dişçide olduğu gibi ben yine dil döktüm, genç hocamız sürprizden bahsetti. En sonunda ikisini anlata anlata giydirmiştim. Leon ve Luka’yı ancak havuza “sadece bakmaya” gitmeye ikna edebilmiştik. Eh, Leon ve Luka havuzda “güzel, işte gördük gidiyoruz” demez mi?

Biz yine tatlı dilli, eşim Luka’yı ben ise Leon’u havuza girmek için meraklandırmayı çalıştık. Öyle böyle en sonunda havuz kenarına oturmayı kabul ettiler ve genç bayan öğretmenimiz işi devir aldı. İşte ondan sonra her şey çok hızlı gelişti. İkisi ona bir odaklandılar, bacaklarla suyu sıçrat, birbirini ıslat derken bizi neredeyse unutuverdiler.  15 dakika sonra hocamız kollarında iki çocukla havuzun ortasında geziyordu. Ders bitiminde ise Luka ve Leon kenardan havuza atlayarak ilk su bombalarını patlattılar bile!

Soyunma odasına yüzme hocamız Leon ve Luka’ya ne zaman bir daha gelmek istediklerini sorunca cevap tek ağızdan geldi: “YARIN!”