10.05.2013

Ben Luka'ya bakarım, Mama!


Leon’un anaokulu öğretmeniyle konuşup Luka’nın da her ikinci Cuma günü gelebileceğini daha önce yazmıştım. Bugün yine o Cuma günlerinden. O anaokulu günlerinde oğlum başka bir çocuğa dönüşüyor!

Anaokulu günlerinde Luka her işte ilk. Sabah uyanınca hep dakikalarca yatakta keyif yapan kalkmak bir türlü bilmeyen oğlum bizi neredeyse yataktan atıyor! Aşağıya inice kahvaltı sofrasında her zamankinden beş kat daha hızlı yardım ediyor. “Postacııı geliyoooo” eşliğinde bir oraya bir buraya koşuyor minik oğlum.

Kahvaltı tabağını şlooop diye bittirdikten sonra biz henüz kahvemizi yudumlarken yukarıdaki banyoya çıkıyor. “Hadi, hadi…” diye acele ettiriyor hepimizi. Ona yetişmek mümkün değil! Onun dişlerini fırçalamak ve giydirmek hiç o kadar kolay olmadı. Eh, kendimize vakit kalmıyor, bir de Leon var. Birimiz giyinirken diğeri Leon’a yardım ediyor. Çünkü zamana karşı yarışıyoruz gibi bir hisse kapılıyoruz. Biz daha giyinirken Luka asla tek başına giymediği ayakkabılarını giymiş bile, kapıdan çıkmış, araba’daki koltuğuna oturmuş oluyor. Kulaktan kulağa sırıtıyor. Yol boyunca da öyle devam ediyor, ta ki anaokuluna gelinceye kadar.

İyi ki yoldan uzak bir otoparkı var anaokulunun. Çünkü Luka ilk fırsatta arabadan fırlıyor ve anaokuluna doğru hoplaya zıplaya koşmaya başlıyor. Bence anaokulumuzun okula gittiğine en çok sevinen “öğrencisi” bizim Luka. Leon’la ayakkabılarını değiştirip kapıdan içeriye girerken beni unutmuş bile. Luka mutlu mutlu odalarına koşarken, Leon bir dönüp beni öpemediği için üzülme eşiğinde. Luka’nın arkasından bakarak bana el sallıyor “ben Luka’ya bakarııım, Mama!”.