6.05.2013

9 canlı sanat II

Küçük Ev, Küçük Kedi

Çocukluğumuzda, herkesi televizyon karşısına toplayan dizilerden biri de “Küçük Ev”di. Dizinin konusunu aldığı eserlerin yazarı ise “Little House” serisinin yaratıcısı Laura Ingalls Wilder’dı. Ve elbette, her yerde karşımıza çıkan minik panterler bu serilerde de karşımıza çıkmaktaydı. Wilder, Little House serisinin “Little House in The Big Wood” kitabını yazarken, “Black Susan” isimli siyah ev kedisinden sıklıkla bahsetmiş, aile yolculuğuna başladığı sırada arkada kaldığı için, yeni bir kitapta yepyeni bir kedi eklemişti hikayeye. Ve “In Little Town in Prairie” adlı kitabında, küçük evin kalabalık ailesine, küçücük ve çelimsiz bir yavru kedi üye daha eklemişti. Bu çelimsiz kedi, Wilder’ın 1953 yılında yazdığı “These Happy Golden Years” adlı kitapta, karşımıza bir fare avcısı ve komşu köpeğin düşmanı olarak çıkmıştı.

İskoç yazar Sheila Burnford da küçük bir bebekken, güçlü ve azimli bir pantere dönüşen Tao’yu yaratmış, 1960 yılında yazdığı eseri “Incredible Journey”e dahil etmişti. Köpek dostları ile inanılmaz bir yolculuğa çıkan Siyam kedisi Tao, önce dostlarını ormanda kaybetmiş, azgın nehirleri, ayı ve vaşakların saldırılarını ve vahşi doğayı arkasında bırakarak, sonunda köpek dostlarına kavuşmayı başarmıştı. Azmine, gücüne, yön bulma yeteneğine ve inatçılığına bakarak, kim Tao’nun sadece bir hayal ürünü olduğunu söyleyebilir ki?

Yine 1960 yılında yazılan bir başka eser de Amerikalı yazar George Seldon’ın “Cricket in Times Square” isimli üçlemesiydi. Harry isimli bir kedinin, Chester isimli bir cırcırböceğinin ve fare Tucker’ın dostluklarını, başlarına açtıkları dertleri ve New York’un göbeğinde verdikleri yaşam savaşını anlatan üçleme, “Cricket in Times Square”, “Tucker’s Countryside” ve “Harry Cat’s Pet Puppy” isimli eserlerden oluşur.

Şapkadaki Kedi

Dr. Seuss’un bir çocuk romanı olarak, 1957’de yazdığı “The Cat in The Hat” (Şapkadaki Kedi), çok kısa bir süre içerisinde çocuklar arasında bir fenomene dönüşmüş ve devam kitapları yazılmıştı. 2 kardeşin yolda buldukları bir kediyi, anneleri evde değilken eve getirmelerini, kedinin doğasının “ev ortamına uygun” olmadığını, kedinin çeşitli numaralarla çocuklar eğlendirirken evi batırmasını ve yaşadıkları macerayı anlatan ilk kitapla başlayan hikaye, uzun yıllar sürüp gitmiştir. Çocuklarda sonra, yapımcıların da oldukça dikkatini çeken “The Cat in The Hat”, 1971’de çizgi film olarak yayınlanmaya başlamıştır. Kitabın ana karakteri olan kedi, daha sonraları Hollywood karakteri “Grinch”e ilham vermiş ya da ona dönüşmüştür.

Dr. Seuss oyuncu ve sevimli bir kedi portresi çizerken, Rus yazar Mikhail Bulgakov, 20. yüzyılın en başarılı eserlerinden sayılan “The Master and Margarita” adlı romanında, kediyi çok daha kötücül bir karakter olarak hayal etmişti. Uzunca bir süre bekledikten sonra, 1973’te tam olarak basılan “The Master and Margarita”da şeytanın yeryüzünü ziyaret etmesiyle gelişen olaylar anlatılır ve Behemoth isimli, büyük, siyah, şeytani bir kedi, kendine romanda yer bulur.

Psikiyatrist Flora Rheta Schrieber’ın 1973’te yazdığı “Sybil” adlı romanda ise Capri adlı kedi, 6 farklı kişiliğe sahip, psikolojik dengesi bozuk sahibinin “anormalliklerinin şahidi olarak karşımıza çıkar. Sybil ise Capri’nin bu kadar çok yönlü olmasından memnundur ve bir kedi olarak böylesine farklı zevklere sahip olmasa, onu sevip sevmeyeceğinden emin değildir.

Barbara Sleigh tarafından ilki 1955 yılında yazılan “Carbonel; King of Cats” adlı eser, iki ayrı kitapla devam etmiştir. Sonuncusu ise 1978’de yazılan “Carbonel and Calidor: Being The Further Adventures of a Royal Cat” isimli eserdir. Ancak bu kez kedi, şeytanın ya da kişilik bozukluğu olan bir kadının yanında değil, şeytani büyüler yapan bir cadının kurbanıdır. Rosemary adlı küçük bir kız tarafından satın alınan Carbonel, kısa bir süre sonra dile gelerek, kendisinin aslında kedilerin kralı olduğunu, ancak cadının büyüsü yüzünden tahtına geri dönemediğini küçük kıza anlatır ve hikaye başlamış olur.   

Zoolistan Dergisi, Mayıs 2006