10.02.2013

Ama ne gürültü…



Babaannelerimiz gitti ve eski düzene döndük. Yani bugün yine çok gürültülü bir gündü. Bir şeyi isteyen bağırıyor, istemeyen de. Leon şarkı söylüyor, bağırarak. Luka sesini duyurmaya çalışıyor, gitgide sesini yükselterek.

Sonra Leon ve Luka kavga ediyorlar, tabi ki oldukça sesli bir şekilde. Bir bakıyorum, barışmışlar arabalarıyla birlikte oyun oynuyorlar. Bağıra bağıra!  “Arabalarınız daha alçak sesle konuşamaz mı?” diye soruyorum. Ağız birliği var: “Hayır!”


Peki, ben de duymazlık konusunda biraz daha ustalaşmaya çalışayım bari… kulaklarımı hayal gücümle tıkamaya çalışıyorum. Ve yemek pişirirken düşüncelerime dalıyorum. Başka çocuklar da mı öyle acaba? Bu kadar gürültüye dayanmak bazen gerçekten zor oluyor. Eşim kulağıma “böyle günlerde alkolik olmamak güç, bu şişe şarap bana bakıp duruyor” fısıldıyor. Ah, canım, içimden geçeni söylüyorsun. O kadar erken olmasaydı, ‘birer kadeh içelim’ derdim.  


İyi ki yarın arkadaşımız geliyor! Bizden tavsiye: genç yaşta çocuk yap, bu gibi günlere gençken çok daha kolay dayanılır…