7.02.2013

Thea’nın macerası




Dün kesinlikle inanmayacağın bir şey yaşadım. En azından biri bana böyle bir şeyi söyleseydi ben inanmazdım. No way!


Maltez kızımız Thea’yı geçen hafta birkaç günlüğüne bir bayanın yanına bıraktım. İlk başta bırakabileceğimden bile emin değildim. Köpeklerimi başkasına birkaç gün için bırakamam ya. İçim rahat olmuyor işte. Hele benden Maltezlere o kadar farklı tarzda bakan birine! Ama iki saat orada oturduktan sonra anladım ki Thea inanılmaz rahat ve mutlu. Peki… bu durumda kalsın dedim. 

 
Birkaç gün sonra Thea’yı almaya gittim. Benim kızım giydirilmiş, toka takılmış, parfümlenmiş bile! Benim kızım! Bu kesinlikle başka bir dünya... Ama kızıma o kadar güzel bakmış ki bayan, Thea ayrılmak istemedi pek. Benim yanımdan ayrılmak istemeyen kızım bana kısaca bir merhaba dedikten sonra gitti bayanın yanına oturmaya! Geceleri diğer Maltezlerle bayanın yatağında yatmış, koltuklara çıkmış, kahvaltıda kaşar peyniri yemiş, sehpadan yemek bile çalmış. Benim kızım! Hiçbiri bizde mümkün değil… Bir başlasak, böyle serbestliğin sonu gelmez ki! Yatakta bizden başka herkes yatar o zaman. Ayrıca köpek böyle süslü püslü şeyler sevmez diye düşüyordum. O kadar çok köpek besliyoruz, bilmez miyiz? 
 
Orada yeni bir şey öğrendim. Yaşamasaydım asla inanmazdım. Thea çok mutluydu! Ne tokaya, ne elbiseye, ne de parfüme aldırıyordu. Onu oradan ayırmak cidden zor oldu. O kadar mutluydu ki, “hadi gel Thea, gidelim” deyince sadece kafasını hafifçe yana çevirdi, koltukta oturmaya devam etti. İki, üç, dört - eeeeh, Thea gelmiyor! En sonunda geldi. Ama çağırdığım için değil, iki Maltez arkadaşı ve sahipleri yanımda kapıda durdukları için yanımıza buyurdu narin hanımımız… Galiba oradaki hayat ona 5 yıldızlı tatil gibi gelmiş…