13.02.2013

Evimizdeki karnaval!



Almanya’nın birkaç eyaletinde karnaval beşinci mevsim olarak adlandırılıyor. Sokakların dolup taşması, barların adım atamayacak kadar dolu olması, caddelerden geçen kenardan izleyen binlerce kişi ve dolu dolu şeker atılan törenler her yılın bu döneminin olmazsa olmazıdır. Bazı insanlar özellikle bu deli dolu günler için o şehirlere akın ederken, başkaları karnavaldan kaçmak için o şehirleri bilerek terk ederler. Çünkü birkaç gün için kılık değiştiriliyor, mütevazılık ve muhafazakarlık bir kenara atılıyor, tüm insanlar bir ve herkes herkesle dalga geçebiliyor.


Geçmişi 15 yüzyıla kadar dayanan bir gelenektir bu karnaval. Hıristiyan oruç dönemi başlamadan önce bozulacak tüm gıdaları tüketmek için başlatılmış bir tören olsa da tüm kuralları çiğneyip güçlü ve yönetici sınıfla alay ederek rahatlamak bu geleneğin daha güçlü basan yanıdır.


Kılık değiştirmek, çocuklar için bu günlerin tabi ki en güzel yönüdür. Almanya’nın birçok yerinde çocuklara yönelik partiler düzenlenilir. Herkes kostümleri giyip, makyaj yapıp bir partiye katılır. Bu yıl hangi kostümün giyileceğine haftalar önce karar verilir ve ona göre hazırlıklar yapılır. Çocuklar için bu müthiş bir heyecan ve zevk!


Biz de bu yıl Leon ve Luka’ya az da olsa bunu yaşatalım dedik. Neredeyse 4 ve 2,5 yaşındaki oğullarımız bundan zevk alır dedik. Almanya’dan gelen misafirimizden makyaj malzemeleri getirmesini rica ettik. Dükkanların kostüm malzemeleriyle dolup taştığı bir dönemde makyaj malzemeleriyle yetinmek tabi ki zor. Peruklar, korsan kostümleri, kovboy şapkalarıyla geldi arkadaşımız. Makyaj konusunda hiç ama hiç tecrübemiz olmasa da  biz işe başladık: Leon ve Luka önce birer korsan olup evin içinde sanki baskına gelmişlercesine bağıra bağıra dolaştılar. Ardından birer kaplana dönüştüler, en sonunda da zıplayan kurbağalara… İşte bizim deli dolu karnaval günümüz!