22.02.2013

Kelime bombardımanı

Çocuklar konuşmaya başlayınca bazen hiç susmadıkları arkadaşlarımın çocuklarından hatırlıyorum. Leon’un konuşmaya başlayalı bir yıldan fazla oldu. Yine de öyle günler oluyor ki, çenesi durmak bilmiyor.

Bugün öyle günlerden biri. Neredeyse dört yaşındaki büyük oğlum konuşuyor da konuşuyor. Nefes almadan bir şeyler anlatıyor ya da soruyor. “Mama, biliyor musun…”, “Mama, …, evet mi?” Şu “evet, mi?” ekine zaten bayılıyoruz… Soru üzerine soru! Sabah 7’de gözlerimizi açtığımızdan beri bu böyle devam ediyor.
Leon, kahvaltıda konuşmaktan ağzına bir şey koymadı. Luka ve eşim kahvaltıyı bitirdiklerinde Leon henüz başlayamamıştı. Ben ancak yarılamıştım çünkü sürekli cevap vermek zorunda kalmaktan fazla bir şey yiyememiştim.


Mevsimden olsa gerek son günler zor kalkıyoruz. Bir de oğlum susmayınca, üstelik sürekli benden cevap ta isteyince gün kat kat daha zor başlıyor benim için. Kahvaltı bitince birimiz Leon’u anaokulu için hazırlayıp götürüyor. Aslında sıra bende ama eşim, sağ olsun, gönüllü oldu. Saat henüz 9:30 ve bu iki buçuk saatlik kelime bombardımanı benim bütün enerjimi tüketmiş gibi…