11.02.2013

Anaokulu uğruna satıldık



Leon Luka’yı anaokuluna götürmek istedi. Leon’un öğretmeni tamam derse niye olmasın dedik ve hazırlıklara başladık...

Üç saat kimse Luka’nın bezine bakmayacağını biliyordum. Niye üç saat? Çünkü biz oğlumuzu sadece yarım gün anaokuluna gönderiyoruz. Neyse, bunu başka bir yazıda anlatayım sana. Luka’ya “gitmeden önce kaka yaparsan bugün sen de anaokulunda kalabilirsin canım, eğer Leon’un öğretmeni izin verirse tabi ki” dedim. Leon henüz kahvaltısını bitirmemişti, o yüzden aceleye gerek yoktu. Sütlü kahvemi yudumlarken Luka’ya baktım. Salonda arabalarla oynarken gizlice ıkınıyordu. Tabağını bitirdiğinde Leon kalkıp Luka’ya bakmaya gitti. Bana bakarak “püfffff” dedi ve sevinçten sırıtıyordu. Luka gerçekten kakasını yapmıştı! Hadi bakalım, söz sözdür.

Yolda bir daha konuştuk. Leon öğretmenini sormak istiyordu ve benim susmamı istiyordu. Peki… Anaokulunda Leon’un ayakkabısını değiştirdim ve öğretmenlerden biri kapıya geldi. Luka’nın kalabileceğini söyleyip sınıf öğretmeninden de izin almak için içeriye gitti. Leon tıpkı bir zıp zıp topu gibi yerinde sevinçten hoplayıp zıplıyordu. Evet, Luka da kalabiliyordu! Onun da ayakkabılarını değiştirdikten sonra ikisi içeriye gitti. İkisi için oldukça büyük bir olay olsa gerek çünkü beni öpen, benimle vedalaşan yok… Sevinçten beni unuttular…

İlk kez iki oğlum aynı anda benden başka bir yerdeydiler. Leon anaokulundayken Luka şimdiye kadar ya evde ya yanımda olurdu. Yanımda yokken onun babasının  yanında da olmadığını, tek başına abisiyle bir yerde olduğunu bilmek gerçekten tuhaf bir duyguydu…

Üç saat sonra anaokuluna geldiğimde Leon her zamanki gibi beni görünce çok sevindi. Koşarak geldi ve beni öptü. Luka oyuna devam ediyordu. Beni görmezden geliyordu! Biraz öğretmenle sohbet ettikten sonra Luka’nın yanına gittim. “Hallo Mama” tarzından bir selam bekliyordum. Ama bana ne dedi? “Henüz oyun oynayamadık. Mama, sen git.” -???
Yani anaokulunda bir günün uğruna anında satıldık…