4.03.2013

Deliye dönmeden kafa dinlememiz gerekiyor!


Bize boş bir gün çıksın, deliye dönmeden biraz kafa dinleyelim, rahat rahat iş yapalım diye cumartesi ya da pazar günleri bir arkadaşımızın oğlunu davet ediyoruz. Bu kadar hastalıktan sonra adeta çekilmez bir hali alan iki mızmız enerji küpümüz (yanlış anlama, çoğunlukla mızmız değiller, bu hastalıktan yeni kalkmış oldukları için öyledirler). Gerçi bu arkadaş Luka ve Leon’dan daha büyük, 11 yaşında, ama bu çok ta avantajlı. Hem küçük hem büyük oğlumuza oyunlarda ayak uyduruyor hem de artık aklı başında bir çocuk olduğundan bizim için umut ışığıdır. Nasıl? Şu deli dolu, inatçılığın ve bağırma çağırmaların bol olduğu bu zamanlar bir gün geçmiş olacak, birer enerji topu olan iki oğlumuz bir gün sakin, aklı başında olan iki gence dönüşecek. En azından biz öyle olacağını umut ediyoruz...

Şaka bir yana, iki küçük çocuk dünyanın en güzel şeyi olsa da o kadar da yorucudur. Hele bu yaşta! Bir de hastalıktan sonra! Üstelikte “duble” paketinde geliyorlarsa. Kesinlikle bazen bir molaya ihtiyacımız var yoksa deliye döneriz. Arada bir başka birinin çocuklarımızla ilgilenmesi bu yüzden gerçekten çok güzeldir. 7/24 anne baba olarak o günleri iple çekiyoruz...