15.03.2013

Zita neden köyümüzü ikiye böldü?


Bir gün komşularımızdan biri bana gülümseyerek diyor ki.: “Şu kedin var ya dışarıda gezen, onu çok seviyorum. Geçen gün onu gördüm ağzında öldürdüğü yılan. Aferin ona! Ben yılandan çok korkarım da…” Zita kedimiz köyümüzü ikiye bölmüş durumda. Bu komşumuz gibi onu çok seven var, ondan nefret eden de…

Çünkü başka bir gün kapımız çaldı. Başka bir komşumuz. “Senin dışarıda gezen kedin var ya.” Diye başladı. “Ben onu çok kovdum. Komşum çok üzülürüm ama bir daha gelirse ben onu vururum. O 23 tane civcivimi öldürdü ve bugün bir tavuğuma saldırdı.” Afalladım. Ciddi olamazdı. O komşuya giden yol yine başka bir komşumuzun kedi düşmanı, her köpeğe ve insana da saldıran cani köpeği Miço’dan geçiyordu. Nasıl cesaret edip onun bölgesinden geçiyordu? Ve 23 tane civciv? Ama komşumuz emindi. Yapan Zita idi. Eşi onu suçüstü yakalamış ve kapımıza kadar takip etmişti. Zaten bölgede bizimkinden başka kedi de yok. Diyeceğim bir şey yoktu.

Eeh, bahçemizin yanı sıra sağımızda, solumuzda ve aşağımızdaki tarla ve ormanda yeteri kadar kuş, yılan, fare, köstebek ve sincap yok mu da yukarıdaki komşumuzun civcivlerini avlamaya kalkışıyor? Sabah akşam evimizde kuru mama yemek ve ilaveten köpek mama kaplarından self servis yapmak yetmiyor muydu ona? Bizde asla bir mama saati atlamayan Zita tatlı olarak 23 tane civciv yırtıp bazılarını yemiş. Üstelik komşumuz yumurtaları satarak ekmek parasını çıkartmaya çalışan biri.

Zita’yı evde tutmaya çalıştık ve patlayana kadar besledik. Bu kadar yemekten zaten kiloluydu, daha da şişti. Komşumuz sonra kümesini köyün diğer ucuna taşıdı. Bir yıldır bizim tavuklarımız var. Bir tavuk ve bir civcivimiz kayıplara karıştı bugüne dek. Geriye kalan tüy bile yoktu. Bu yüzden Zita’dan hiç şüphelenmedik. Şüphelenmiş olmalı mıydık acaba?