4.03.2013

Yuki, ben sana hayranım!


Zavallı Yuki

Bizde köpek olmak bazen gerçekten kolay değil! Bizim dört patili dostlarımıza her gün bir daha hayran kalıyorum. O kadar çok köpekle yaşadığımız için çocuklarımız onlara alışık. Köpekler de çocuklarımıza. Ama yine de gözümüz sürekli onların üstünde. Ne olur ne olmaz! Çocuklarımız kedi köpeğe ne kadar alışık olsalar da, onlar çocuk ve çocuğun kedi köpeğe ne yapacağı belli olmuyor. Tıpkı cumartesi akşam salonumuzda olduğu gibi…

Hastalıktan henüz tam kurtulamamış küçük oğlumuz Luka akşamüstü yorgun düşmüş, koltuğa uzanmış. Eeeh, koltukta yatınca Yuki’yi yanında istiyor. Bu Luka’nın olmazsa olmazlarındandır. Tabi ki o akşam da öyleydi. Yuki’yi çağırıyor ve Pug kızımız da hemen gelip koltuğa atlıyor. Ama öyle değil, işte, Luka Yuki ile koyun koynuna yatmak istiyor! Bir debeleniyor, köpeği boynundan tutmuş çekiştiriyor, Yuki kurtulunca haykırarak babasını yardıma çağırıyor ve baştan başlıyor Yuki’yi çekiştirmeye. Olmuuuyoooor! Yuki yatmak istemiyor ki! Güzel kızımız hiçbir şey yapmıyor, sadece kıvraklığını kullanarak kurtulmaya çalışıyor – defalarca.  Ama onu dinleyen kim? Luka asla! Pug’lar inatçı köpekler, değil mi? Ancak Luka’ya karşı bir Pug nedir? Minik oğlumuz daha da inatçı, üstelik tam iki yaş sendromunun tepesinde ve devam ediyor Yuki’yi yakalayıp çekiştirmeye! Yuki pes edip Luka’nın yanına yatana kadar… İşte, Yuki ben sana hayranım!